9 Ocak 2012 Pazartesi

Saat 04.13


Bazen insan kendini anlatamaz, kendini en iyi bilenlere bile..
Ya da anlatmaz..Saklı kalır hep bir yanı, bilmez kimse neden, nasıl diye.. Sormaz ya da.. Sadece belli kalıplar vardır ya hani.. İyisindir ya da kötü, bencilsindir ya da şefkatli, aşıksındır ya da nefret dolu.. Çünkü böyle olmak zorundadır ya hani.. Çünkü hayatın grisi yoktur, hep siyah ve beyazdır ya yalnızca!..
Kocaman bir yalan işte..
Bir insan, diğerini ne kadar iyi çözebilir ki? Ne kadar kuşkusuz ve emin olabilir her şeyden ? Birisinin ne hissettiğinden, öbürünün ne kadar haberi olabilir ki? Hangi sınırlarda tüm berraklığıyla algılayabilir?
Ben söyleyeyim, yok öyle bir şey..
Çünkü insan gizler hep bir şeyleri.. Hissettiğini, saklı kelimelerini.. Ki bu samimiyetsizlik ya da dürüst olmamak mıdır?
İnsan çoğu kez kendinden bile bir şeyleri saklarken, nasıl apaçık olabilir insanlığa ?
Diğer türlüsü fazla kendinden eminlik olmaz mı? Asıl samimiyetsizlik de bu değil midir ?
Hiç olmayan şeylerin arkasına sığınmak, " -mış gibi yapmak" değil midir asıl kandırmaca?
Çünkü insanın doğası bu.. Kandırmak ve kandırılmak üzerine kurulu.. Kendini, başkasını, kelimeleri.. Evet kelimeleri.. Çünkü kelimeler de  kandırılır.. Başka bir anlam içerip, bambaşka manalarda kullanılır, kelime oyunu falan deriz hani bizler buna..
Ki bu kandırmaca diye tabir ettiğim şey hayata kötümser bakmak falan da değil.. Farkındalık sadece..
Ve bu acı verir bazen..
Dürüstlük ve samimiyet denen şey de  tam olarak şu küçük çizgide ortaya çıkar.. Kendini mi kandırıyorsun yoksa başkasını mı ..?
İşte..Hepsi bu..

Cut!

19 yorum:

  1. insan bu durumda başkasını kandırdığını düşünür , oysa ki kendisini kandırmaya çalışmaktadır , bunu da başaramaz çünkü iç sesi tüm gerçeği bilir , kandırmaya çalışma veya yalan söyleme sonucunda , kişinin içindeki huzursuzluk bundan kaynaklanmaktadır , sevgiler...

    YanıtlaSil
  2. Bir insanı o kadar iyi çözebilirsin ki hatta beyninden geçenlere nokta atışı yaparsın kimi zaman.

    O sana birşeyi yanlış söylediğinde dahi onun sana yalan değil dalgınlığından dolayı yanlış söylediğini bilirsin.

    Asla ima etmeden konuşmaya bir sefer alışırsan siyah ya da beyaz hiç farketmez. Yorum katmadığın herşey seni beyaza sürükler.

    Zamanla öğrenirsin kendinden bile sakladığın şeyleri açıkça konuşabilmeyi. Ben bunların imkansız olmadığını gördüm, yaşadım, yaşıyorum.

    YanıtlaSil
  3. zeynep, haklısın her şey kendi içimizde..doğrusu, yanlışı, yalanı, gerçeği..Ve teşekkürler yorumun için.. Sevgiler

    Stumm, Sen gerçekten hayatı çok şanslı yaşayanlardansın, yaşamının kıymetini bil..

    YanıtlaSil
  4. Halen çok şanslı sayılmam. Bu zamana kadar gelebilmekte hiç kolay olmadı. Hep acıyla geçen bir ömrün getirdikleri. Bir yerden sonra kaybedecek birşeyinin olmadığını görürsün ve hayat ve sözler tam o anda çözülü verir.

    Daha sonra söylediklerinin ne kadar duygusuz ve hissiz olduğunu farkedersin ama onunda çaresi vardır ama bu senin elinde değildir.

    Bunun dışında ki herşey insanın kendi yaşamı, fikirleriyle şekillenir.

    YanıtlaSil
  5. duygusuz ve hissiz şekillenmeler ne kadar mutlu eder ki insanı ? hele ki bu dediğin gibi senin elinde değilse..

    YanıtlaSil
  6. Hiç birşey pat diye olmaz. Eğer olursa onda bir sıkıntı var demektir.

    Karşılaşıcağımız insanları bilemeyiz. Ama karşılaştığımız insanları seçip onlarla iletişim kurmak bizim elimizde olan birşeydir.

    Hayatta ki en önemli şey duygularsa, en değerli şey doğru orantılı olarak insandır.

    Her yeni insan yeni bir hayattır. Ama yapılan en büyük hata çok fazla arkadaşın olması. Yapılması gereken ise birini gerçekten tanımak.

    YanıtlaSil
  7. Belki oturduğun bir mekanda yanına oturmak isteyen birine şans tanımalısındır. Kiminle nerede karşılaşacağın ve tanışacağın asla belli olmaz.

    YanıtlaSil
  8. bu çok başka bir boyut aslında, insanlarla iletişim boyutu bu.

    YanıtlaSil
  9. yazı da yorumlar da harika olmuş, çok beğendim :)
    bazen insan kendini anlatamaz diye başlamışsın ya daha kötüsü bunun sürekli olmasıdır. hem de çok kötü fena...

    YanıtlaSil
  10. Çok teşekkür ederim kendi adıma ve yorum yapan arkadaşlar adına, bu sevimli yorum için :)

    Haklısın.. Bunun sürekli bir hal alması fazlasıyla korkutucu olurdu.. Umuyoruz ki süreklilikten uzak olsun bu "bazen"ler..

    YanıtlaSil
  11. Tuhaf oldum maskeleri görünce :)

    YanıtlaSil
  12. Sahil kenarında oturup güneşin batımını izlerken bu düşüncelere kendini kaptırtmak bir nevi kendinle yüzleşmek misali bir insan kendini tanıdıgı müddetçe yüregindeki sesin ne demek istedigini çok iyi anlar ve kendi gerçeklerinden asla kaçamaz, ama biz insanlar yaşadıklarımız karşısında düşüncelerimizde özgürlügü yaşasakda uygulamakta zaman zaman karasız kalabiliyoruz.

    YanıtlaSil
  13. İnsanın kendisiyle apaçık yüzleşmesinin bir örnegidir bu düşünceler.. Yüreginize sağlık yoldaş

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Degerli yorumunuz icin tesekkur ederim.

      Sil
  14. Sana bi şey sorabilirmiyim

    YanıtlaSil